Eskişehir’e Genel Bir Bakış

Eskişehir, M.Ö. 3000 yıllarından günümüze dek birçok farklı döneme şahitlik etmiş, topraklarında Hititlerden Friglere, Lidyalılardan Perslere, Romalılardan Bizanslılara kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış, tarih kokan bir şehir.

Günümüzde en yaşanılır şehirlerden biri olarak kabul edilen Eskişehir, tarihi ve doğal güzellikleriyle olduğu kadar öğrenci ve genç dostu bir şehir olmasıyla da anılıyor. Bunda şehirdeki ulaşım imkanlarının ucuz ve çeşitli olmasının, üniversitelerin etkilediği sosyal hayatın, şehrin sanatsal ve kültürel etkinliklerde oldukça faal olmasının, demiryolunun ve hatta şehrin doğayla ve Porsuk Çayı’yla uyumlu şekilde yapılaşmasının bile payı var kuşkusuz.

Eskişehir’de Nereye Gidilir?

Binlerce yıllık tarihi bir geçit töreninin yaşandığı Eskişehir’de gezilecek yerler, görülmeye değer mekânlar ve eserler oldukça fazla. Dünya üzerindeki lületaşı rezervlerinin büyük bir kısmının Eskişehir’de bulunduğunu ve şehirde lületaşından yapılmış birbirinden ilginç pek çok dekoratif eşya bulabileceğinizi de belirtmek isteriz. Eğer hem kültür gezisi yapayım hem doğanın güzellikleriyle buluşup, her anlamda hayat dolu bir şehri keşfedeyim istiyorsanız, rotanızı Eskişehir’e çevirmenizi öneririz.

Karacahisar Kalesi

Karacahisar Kalesi, Osmanlının fethettiği ilk kale olmasıyla biliniyor. 1288 yılında Osman Gazi tarafından fethedilen kale aynı zamanda ilk hutbenin okunup, ilk sikkenin basılarak Osmanlı Beyliğinin kurulduğu yer. Tarihteki yerinin önemi sebebiyle, Osmanlının ilk çağlarının anlatıldığı Diriliş Ertuğrul dizisinde de adı sıkça geçmiş ve kalenin fethi ekranlara yansımış. Elbette diziyle birlikte Karacahisar Kalesi’ne olan merak ve ilgi de yoğunlaştı.

Deniz seviyesinden 1010 metre yükseklikte, bir plato üzerine inşa edilen kale, yapısal nitelikleri sebebiyle “kale kent” olarak adlandırılan bir askeri şehir.

Eskişehir’in Odunpazarı ilçesine bağlı, Karacaşehir mahallesinde bulunan Karacahisar Kalesi’ne 77 numaralı siyah belediye otobüsüyle ya da kendi aracınızla seyahat ediyorsanız, Yandex Navigasyon desteğiyle rahatça ulaşabilirsiniz.

Sazova Parkı

Eskişehir-Kütahya yolu üzerinde, Yeni Eskişehir Atatürk Stadyumu’nun hemen yanında yer alan Sazova Parkı, 2008 yılında kapılarını ziyaretçilere açtı. Park, 400.000 metre karelik bir alana sahip olması sebebiyle bugün Türkiye’nin en büyük parklarından biri olarak kabul ediliyor.

İçinde farklı konseptlere sahip pek çok yapı bulunan parkın en çok ziyaret edilen yerleri arasında Masal Şatosu, Sualtı Dünyası, Uzay Evi ve Hayvanat Bahçesi var. Ancak park bunlarla sınırlı değil; park içerisinde hediye eşya dükkanları, kafeler, restoranlar, yapay bir gölet, ücretsiz hizmet veren bir gezi treni, Türk mimarisinden bazı eserlerin minyatürlerinin sergilendiği Esminyatürk ve çok daha fazlası bulunuyor.

Eskişehir’de gidilecek yerler listenizde mutlaka olmasını tavsiye ettiğimiz, birbirinden eğlenceli ve eğitici etkinlik merkezlerinin yer aldığı Sazova Parkı, özellikle çocukların olmak üzere her yaştan ziyaretçinin ilgisini çekiyor. Parka giriş ücretsiz. Ancak içerideki merkezlere giriş ücretleri ve bu merkezlerin açılış-kapanış saatleri birbirinden farklılık gösteriyor.

Sazova Parkı’na özel aracınızla gidebileceğiniz gibi, şehrin merkezi yerlerinden geçen otobüs, minibüs ve tramvayla da ulaşım sağlayabilirsiniz.

 Tülomsaş Müzesi

Müze, Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayi A.Ş. tarafından 3 Mart 2018 tarihinde açılmış, açıldığı günden beri ziyaretçi akınına uğruyor. Bunun en büyük sebebi, Türkiye’nin ilk yerli otomobili olan Devrim’in ve ilk buharlı lokomotifi Karakurt’un burada sergileniyor oluşu.

Açık ve kapalı sergi alanlarına sahip olan müzede, Devrim arabasının yapımında kullanılan aletler ve parçalar, Türkiye demiryolu tarihiyle ilgili materyaller ve dokümanlar sergileniyor.

Devrim arabasının bulunduğu alan ücretsiz olarak ziyarete açık olmakla birlikte, müze binası ziyaretleri randevu sistemiyle yapılıyor.

Tülomsaş’a özel aracınızla gidecekseniz, rotanızı Yandex Navigasyon uygulamasıyla oluşturabilirsiniz. Aynı zamanda tren garına ve Adalar’a yakın mesafede olan müzeye şehir içinden yürüyerek ya da şehir merkezinden geçen 19 ve 23 numaralı belediye otobüsleriyle gidebilirsiniz.

Porsuk Çayı

Eskişehir’in en bilinen sembollerinden biri haline gelen hem şehrin sakinleri hem de turistler için en gözde mekanlardan biri olan Porsuk Çayı, Sakarya Irmağı’nın en uzun kolu. Çay ve çevresindeki mekanlar, yeşili koruyarak yapılanan şehir plancılığının Türkiye’deki en estetik örneklerinden biri. Düzenlenen tekne ve gondol turları, çayın üzerine kurulmuş köprülerin güzelliği ve çayın iki yanı boyunca uzanan yürüyüş yolları ziyaretçilere adeta bir Venedik atmosferi yaşatıyor.

Porsuk Çayı’nı ziyaretiniz esnasında çay kenarına kurulmuş kafelerde, kitapçılarda, hediyelik eşya dükkanlarında keyifli zamanlar geçirebilir, gondolları izlerken nefis bir kahvaltı yapabilir, Eskişehir’in meşhur çiğ böreğinin ya da diğer adıyla çiböreğin tadına bakabilir, cıvıl cıvıl gece hayatına karışabilirsiniz. Her mevsim ayrı bir güzelliği olsa da özellikle kış aylarında oldukça kar yağışı alan şehirde, Adalar’ın beyazlara bürünmüş hali kesinlikle görülmeye değer.

Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi

Eskişehir’deki balmumu müzesi, Londra’daki Madam Tussauds müzesinin Türkiye’deki ilk örneğidir. 2013 yılında müzeyi açan Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, aynı zamanda Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı görev yapıyor ve müzede sergilenen tüm heykeller onun ellerinden çıkıyor.

Büyükerşen’in yaptığı ilk heykeller Atatürk heykelleridir, zira Londra’daki müzeyi gezerken Atatürk heykelini görmüş ve hiç beğenmemiş ve bunun teşvikiyle ulu önderin hem sivil hayattaki hem de askeri üniformalarının içindeki hallerini sergileyen heykeller yapmaya başlamış. Hatta sonraki yıllarda Londra’daki Atatürk heykeli de Büyükerşen’in danışmanlığında yenilenmiş.

Günümüzde 200 heykelin bulunduğu müzede Türk ve Dünya liderlerinden isimler, sinema, tiyatro ve şov dünyasından yıldızlar, dünyaca ünlü bilim adamları, Osmanlı padişahları ve dönemin kılık kıyafetini taşıyan karakterler, Atatürk’ün ailesi ve Türk siyasetinin önemli figürleri yer alıyor.

Müzeye giriş ücretli ve içeride ücretli fotoğraf çekimi yapılıyor. Ancak buradan elde edilen gelirlerin kız çocuklarının ve engelli çocukların eğitiminde kullanıldığını bilmekte fayda var.

Tarihi Odunpazarı Evleri

Tarihi Odunpazarı Evleri günümüzde Odunpazarı Evleri’ni Yaşatma Projesi kapsamında restorasyon işlemlerine tabi tutularak aslına uygun şekilde yenilenmiş ve koruma altına alınmış bir sit alanı bölgesi. UNESCO Dünya Miras Listesi’ne de giren ve 30 sokakta 300 ev, 3 camii, 1 külliye, 2 kervansaray, 15 çeşme ve 1 handan oluşan alan, yerli & yabancı turistlerin ve fotoğraf meraklılarının vazgeçilmez uğrak yerleri arasına girmiş durumda.

Genelde iki, üç katlı olarak inşa edilmiş rengarenk, cumbalı evler, geleneksel Osmanlı mimarisinin ve ahşap işçiliğinin en nadir örnekleri arasında. Dar ve kıvrımlı sokakların kenarlarında sıralanmış bu ince işçilikli, güzel evlerin arasında yürürken kendinizi bir tabloda geziyormuş gibi hissedeceksiniz.

Çoğunluğunda bölge halkının konakladığı evlerin bir kısmında kafeler, restoranlar, müzeler, oteller ve hediyelik eşya dükkanları hizmet veriyor. Odunpazarı, Eskişehir’deki ilk yerleşim yeri olarak da biliniyor. İlçe kalaycılık, bakır işlemeciliği ve ahşap oymacılığı gibi el sanatlarında da önemli bir merkez konumunda.

İlçeyi ziyaretiniz sırasında el yapımı ürünlerin bulunduğu tarihi çarşılara, Lületaşı Müzesi’ne, Kurşunlu Camii ve Külliyesi’ne, Cumhuriyet Tarihi Müzesi’ne uğrayabilir, ara sokaklarda karşınıza çıkacak restoranlarda çibörek ve Eskişehir’in ünlü Balaban kebabının tadına bakabilirsiniz.

Yazılıkaya

Eskişehir’de gezilecek yerler arasında efsanevi Frigya kralı Midas’ın şehri Yazılıkaya da var. M.Ö. 8. yüzyılda inşa edilen yapı, bölgeye de Midas Şehri denmesinin de sebebi. Frigler tarafından kaya anıtlarla donatılmış Yazılıkaya Vadisinin güney ucunda bulunan anıt günümüze dek büyük ölçüde korunarak gelmiş.

Yazılıkaya Vadisi, rigler için en önemli dini merkez. Yazılıkaya Anıtı’nın mimari özellikleri itibariyle Tanrıça Kibele’ye adanmış bir açık hava anıtı olduğu düşünülüyor. Anıtın üzerinde buluna üç yazıt, aralarındaki bazı sözcüklerin okunabilmesine rağmen hala çözülebilmiş değil.

Yazılıkaya Köyü’yle iç içe konumdaki, volkanik tüf kayalardan oluşan bu antik kenti ziyaretiniz esnasında Bitmemiş Anıt’la, sunaklarla, mağara odalarla, anıtsal kaya sarnıçlarıyla ve Friglerin kayalara işledikleri kabartmalarla karşılaşacaksınız.

Eskişehir’e 75 km, Seyitgazi’ye 30 km mesafede bulunan Yazılıkaya Köyü’ne, Eskişehir otogarından kalkan minibüslerle ya da özel aracınızla kolayca gidebilirsiniz.

Eskişehir ETİ Arkeoloji Müzesi

Odunpazarı’nın Akarbaşı Mahallesi’nde bulunan ETİ Arkeoloji Müzesi, Türkiye’de özel sektör sponsorluğuyla açılan ilk müze. 2011 yılında resmen ziyarete açılan müze binası, 4000 metrekarelik kullanım alanı üzerine kurulmuş toplam 1300 metrekare büyüklüğünde 3 bloktan oluşmakta.

Neolitik Çağ’dan günümüze çeşitli medeniyetlere ait eserlerin ve arkeolojik kalıntıların sergilendiği yapıda ayrıca konferans ve sergi salonları, kafeterya, kütüphane ve bir de laboratuvar bulunuyor. Müze çatısı altında Cilalı Taş Devri, Bakır ve Tunç Çağı, Frig, Hitit, Helenistik, Bizans, Roma, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait tam 22.500 eser bulunsa da bu eserlerin yalnızca 2000 tanesi sergileniyor, geri kalan tarihi miraslar ise müze depolarında saklanıyor.

Haftanın yedi günü açık olan müzeye Atatürk Bulvarı’na giden belediye otobüsleriyle ya da Yandex Navigasyon kolaylığından faydalanarak özel aracınızla gidebilirsiniz.

Sivrihisar Saat Kulesi

Eskişehir’de gidilecek yerlerden biri de şehre 97 kilometre mesafede yer alan ve Sivrihisar’ın en önemli simgelerinden olan Sivrihisar Saat Kulesi. Kesme taşlarla inşa edilmiş kule, ilçenin her yanından görülebilecek yüksek bir kayanın üstünde konumlanmış, 12 metre yüksekliğinde bir yapı.

Osmanlı mimarisinde önemli bir yer tutan saat kulelerinin en güzel örneklerinden biri olan Sivrihisar Saat Kulesi, 2015 yılında restorasyonla yenilenmiş, günümüzde kulenin altına cam seyir terası eklenmiş.

Nasreddin Hoca’nın “dünyanın merkezi” olarak addettiği memleketi Sivrihisar’ı gezip görmenizi, cam terasın manzarasının tadını çıkarmanızı kesinlikle öneririz.

Seyit Battal Gazi Külliyesi ve Türbesi

Romanlara ve filmlere konu olmuş Seyit Battal Gazi, yalnızca kurgusal bir karakter değil, 8. yüzyılda yaşadığı tahmin edilen bir savaş kahramanı, bir komutan. Savaşta aldığı yaralar yüzünden 740 yıllarında Seyitgazi yakınlarında vefat etmiş ve 13. yy’da Battal Gazi’nin mezarının olduğu tahmin edilen Üçler Tepesi’ne bir türbe, cami ve medrese yapılmış.

Battal Gazi’nin 8 metrelik sandukasının yanında bir Bizans prensesi ve Gazi’nin eşi olduğu düşünülen Eleanor’a ait küçük bir sanduka daha bulunuyor. Seyit Battal Gazi Külliyesi ve Türbesi 9 farklı bölümden oluşan, şadırvanları, kubbeleri, çeşmeleri ve minareleriyle, Selçuklu mimarisinin ihtişamını ortaya koyan eşsiz bir yapı.

Eskişehir’in 43 km güneyinde olan külliyeye, merkezden kalkan otobüsler sayesinde ulaşım sağlayabilirsiniz. Özel aracınızla gitmeniz durumunda ise Yandex Navigasyon yardımınıza yetişecektir.

Yandex Navigasyon > Navi İle Keşfet > Seyahat Rotaları > Eskişehir’de Gezilecek Yerler