İstanbul’da Gezilecek Yerler

İstanbul’u Yandex Navigasyon’la Gez

Türkiye’nin en büyük ve popüler şehri İstanbul; büyüleyici, göz kamaştırıcı özellikleriyle çok kolay aşık olacağınız ve zor ayrılacağınız bir şehirdir. Şarkılara, şiirlere, romanlara konu olmuş bir kültür ve tarih mozaiği olan İstanbul, dünyada eşi benzeri bulunmayan özelliklere sahip. Asya ve Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan eşsiz konumu ile üç büyük medeniyete başkentlik yapmıştır. Bizans, Konstantiniye ve İstanbul… Bu üç sihirli isim İstanbul’un göz kamaştıran tarihini simgeler. Dünyanın önemli askeri dehalarından biri olarak kabul edilen Napolyon Bonapart bu güzelim şehir için “Dünya tek devlet olsaydı merkezi İstanbul olurdu.” demişti. 2000 yıllık tarihi ve kültürel dokusuyla göz kamaştıran camilere, saraylara, parklara ve köşklere ev sahipliği yapan İstanbul’u keşfetmek gerçekten heyecan vericidir. Dünyanın en hızlı büyüyen turizm merkezi İstanbul’un tarihi ve doğal güzelliklerine kolayca ulaşmak için Yandex Navigasyon kullanabilirsiniz. Şimdiden iyi gezmeler.

İstanbul’da Gezilecek Yerler

İstanbul’da gezilecek yerler sınırsızdır. Muhteşem doğal güzellikleri, gökyüzüne uzanan minareleri, altın yaldızlı kubbeleri, sarayları, köşkleri, müzeleri, park ve bahçeleri, anıtları, kuleleri, kültürü ve çok daha fazlasıyla ziyaretçilerini büyüleyen bir şehirdir. Her köşesi tarih kokan İstanbul’un tüm gezilecek yerlerini listelemek elbette mümkün değil. İstanbul’un en popüler yerlerini sizler için bir araya getirdik.

Ayasofya Müzesi

Türkiye ve İstanbul’da en çok ziyaret edilen müzeler arasında 1. sırada yer alan Ayasofya Müzesi, sanat ve mimarlık tarihi bakımından dünyanın en önde gelen anıtlardan biridir. Unesco’nun “Dünya Mirası” listesinde, korunması gereken “Kültürel Eserler” arasında yer alan Ayasofya Müzesi dünyanın 8. harikası olarak gösterilir. Ayasofya, yıllara meydan okuyan yapısıyla dünya üzerinde iki büyük din için önemli bir yere sahiptir. Bizans’ın en görkemli eseri olan Ayasofya, İstanbul’un geçirdiği yangın, deprem gibi birçok felakete de göğüs gererek günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır. Ayasofya, sadece görkemli mimarisiyle değil Bizans mozaik sanatının en güzel örnekleriyle de görülmesi gereken bir eserdir. Mimar Sinan Ayasofya’nın günümüze ulaşabilmesinde kuşkusuz en önemli payı olan kişidir. Yapının kenarlarına eklediği istinat duvarları ile kubbenin ağırlığı yüzünden sürekli olarak açılan ve yıkılma tehlikesi geçiren yapıyı sağlamlaştırmıştır. Yerli ve yabancı turistler için çekim alanı oluşturan Ayasofya Müzesi’nin giriş ücreti 60 TL’dir, ziyaret saatleri kış ve yaz sezonunda değişiklik gösterir.

Sultanahmet

İstanbul’a gelen yerli ve yabancı turistlerin ilk duraklarından biri olan Sultanahmet, Tarihi Yarımada’ya ev sahipliği yaptığından İstanbul’un birçok simgesine sahiptir. Semte adını veren ve İstanbul silüetine tüm görkemiyle damgasını vuran Sultanahmet Camii, İstanbul’un ana camisi konumundadır.

Ayasofya Müzesi’nin tam karşısında yer alan Sultanahmet Camii, iç duvarlarını süsleyen göz alıcı desenlerin renginden dolayı yurt dışında “Blue Mosque” (Mavi Cami) olarak anılır. Caminin ilgi çekmesinde büyük rolü olan çinilerin üzerinde değişik çiçek motifleri bulunur. Yapının aydınlanmasını sağlayan 260 pencere sayesinde özellikle havanın açık olduğu günlerde çiniler oldukça güzel bir görünüm sergiler. Sultanahmet’te yer alan ve İstanbul’un diğer tarihi simgeleri olan Topkapı Sarayı, Yerebatan Sarnıcı, Sultanahmet Meydanı ve Alman Çeşmesi’ni ziyaret ederek tarih kokan sokakları keşfedebilirsiniz. Ayrıca antika eşyaların ve halı satışının yapıldığı Arasta Çarşı’sını dolaşıp, meşhur Sultanahmet köftecilerini denemek çok keyifli olacaktır.

Galata Kulesi

Yerli ve yabancı turistler tarafından İstanbul’da en çok tercih edilen gezilecek yerlerden biri olan Galata Kulesi, dünyanın en eski kuleleri arasındadır. İstanbul’un hatta Türkiye’nin en zarif ve güzel yapılarından biri olan Galata Kulesi, şehrin önemli sembollerindendir. En güzel İstanbul manzaralarından birine ve tarihi dokuya sahip olan Galata Kulesi’nden İstanbul Boğazı ve Haliç, panoramik olarak izlenebilir. UNESCO, 2013’te kuleyi Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil etti. 528 yılında Fener Kulesi olarak Bizanslılar tarafından yaptırılan kule yoğun tahripten sonra 1348 yılında Cenevizliler tarafından tekrar inşa edildi. Hezarfen Ahmet Çelebi tahtadan yaptırdığı kartal kanatlarını sırtına takarak 1638 yılında Galata Kulesi’nden Üsküdar’a uçmuştur. Bu uçuş Avrupa’da ilgi ile karşılanmış, İngiltere’de bu uçuşu gösteren gravürler yapılmıştır. Galata Kulesi her gün İstanbul’a panoramik bir bakış atmak isteyen binlerce misafirini ağırlamaya devam ediyor. Bulunduğu semte de adını veren Galata Kulesi İstanbul’da en çok fotoğrafı çekilen yapılardan birisi. Galata Kulesi hafta içi ve hafta sonu sabah 09:00’dan akşam 19:00’a kadar ziyarete açık. İstanbul turunun olmazsa olmazı Galata Kulesi ve çevresinde keyifli bir gün geçirmeye hazır olun.

Haydarpaşa Garı

Anadolu Yakası’nın önemli tarihi yapılarından biri olan Haydarpaşa Garı, vapurla Kadıköy’e yanaşırken tüm görkemiyle sizi karşılar. Günümüze kadar birçok Türk Filmi’ndeki kavuşmalara ve ayrılıklara tanıklık etmiş, İstanbul’un muazzam manzarasına ilk buradan bakmış insanların da iyi bildiği gibi Haydarpaşa Garı eşsiz bir mimariye sahiptir. 1908 yıllında açılan ve yapımı 2 yıl süren Haydarpaşa Garı alışagelmiş Osmanlı mimarisinin dışındadır. İki Alman mimarın Neo Klasik tarzda hayata geçirdiği Haydarpaşa Garı İstanbul-Bağdat Demiryolu’nun başlangıcı kabul edilir. Böylece Asya’ya yolculuk yapacak bir kişinin mutlaka Haydarpaşa Garı’ndan geçmesi gerekir. Binaya kuşbakışı bakıldığında bir bacağı kısa diğeri uzun olduğu görülür. Binanın içindeki geniş ve yüksek tavanlı odalar Haydarpaşa’nın görkemine katkı sağlar. Haydarpaşa Garı geçmişten günümüze birçok yangın atlattı. Çıkan olaylar sonucunda renkli vitrayları ve el işi süslemeleri zarar gördü. Hala devam eden restorasyon çalışmaları nedeni ile Haydarpaşa Garı şu an için hizmet veremiyor. Haydarpaşa Garı’nın tarihine tanıklık etmek için rotanızı Kadıköy’e çevirin.

İstiklal Caddesi

Galata’dan yukarı doğru çıktığınızda İstanbul’un en eski semtlerinden biri olan Beyoğlu’nun merkezi sayılan İstiklal Caddesi’ne ulaşırsınız. Türkiye’nin en kozmopolit bölgesi olma özelliğini taşıyan ve İstanbul’a gelen yerli-yabancı turistlerin olmazsa olmaz ziyaret mekanı İstiklal Caddesi, hemen hemen günün her saati kalabalıktır. Ayrıca geçmişte sahip olduğu etnik çeşitlilik sayesinde İstaklal, mimari açıdan adeta bir açık hava müzesini andırır. İstiklal Caddesi üzerinde yürürken sağınızda ve solunuzda birden karşınıza çıkan tarihi binalar mimarileriyle sizi etkileyecek güzelliktedir. Yürürken başınızı kaldırıp etrafınıza bakmayı ihmal etmeyin. Geçmişte İstiklal Caddesi Fransızlar sayesinde, mimari ve ticari bakımdan şehrin önemli merkezlerinden biri haline gelmiş ve “Grande Rue de Pera” adıyla anılmaya başlamıştır. Abdülaziz döneminde yapılan altyapı çalışmalarının en önemlisi dünyanın en eski metro hatlarından bir sayılan Tünel’in inşası olmuştur. Dünyaca ünlü markalardan ucuz giysi satan pasajlara kadar cadde bugün de alışveriş bakımından oldukça zengindir. Ayrıca İstiklal Caddesi tiyatro, sinema, kitabevleri ve sanat galerileri gibi İstanbul’un birçok kültür merkezine de ev sahipliği yapar. Gece gezmelerinin klasiği haline gelen İstiklal Caddesi’nde her zevke hitap eden restoran, kafe, bar ve meyhaneyi bulmak mümkün.

Ortaköy

İstanbul’un en önemli semtlerinden biri olan Ortaköy, tarihi ve doğal güzellikleri ile göz kamaştırır. Sanki suyun üzerinde duruyormuş izlenimi veren ve İstanbul’un boğaza bakan eşsiz manzaralı tarihi yapısı Büyük Mecidiye ya da halk arasındaki adıyla Ortaköy Camii, semtin hatta İstanbul’un simgesi haline gelmiştir. Yolunuz Ortaköy’e düşerse Osmanlı ve barok birleşimi tarzla tasarlanmış, yüksek pencereleri ile boğazın tüm ışıklarını içine çekebilen bu eşsiz camiyi ziyaret edin. Camii etrafındaki kiliseler ve sinagog İstanbul’un tarihi ve kültürel zenginliğini simgeler. Ortaköy’ün diğer tarihi yapıları ise Ortaköy Hamamı, Defterdar İbrahim Camii, Esma Sultan Yalısı, Naime Sultan Yalısı, Hatice Sultan Yalısı, Feriye Sarayı ve Damat İbrahim Paşa Çeşmesi’dir. Tarihi yapılar dışında özellikle Ortaköy Çarşısı’nı gezmelisiniz. Burada el sanatları, ikinci el eşyalar, takılar, şapkalar, posterler ve kitaplar, hediyelik objeler gibi birçok şeyi bulup satın almak mümkün. Semtin güzel çarşısı, canlı atmosferi ve eğlence mekanları Ortaköy’ü İstanbul’un gözde semtlerinden biri haline getirir. Ortaköy’e gelmişken semtin meşhur kumpirlerinin tadına bakmadan olmaz. Yan yana dizili kumpircilerden kumpirinizi alıp yürümeye devam ettiğinizde kendinizi boğazın yanıbaşında bulursunuz. İster kafe ve restoranlara oturup boğaza karşı çayınızı yudumlayın isterseniz meydandaki banklarda kumpurinizi yiyerek Ortaköy’ün keyfini doya doya çıkarın. Ayrıca Ortaköy İskelesi’nde her saat başı boğaz turu için turlar düzenlenir. Bu tura katılarak dünyanın en güzel manzaralarını izleyebilirsiniz.

Prens Adaları

İstanbul’da hafta sonu kaçamak yapmak isteyenlerin en çok tercih ettiği yerdir adalar. Burada yüzyıllık köşkler, çam ormanları, meyhaneler, kiliseler gibi birçok güzelliklere şahit olabilirsiniz. Kısa da olsa şehrin kalabalığından uzaklaşıp unutamayacağınız bir gün geçirmek istiyorsanız ortalama 1 saatlik vapur yolculuğu sonrası adalara ulaşmak mümkün. Prens Adaları günümüzde İstanbul Adaları olarak bilinir. Eski zamanlarda sürgün yeri olarak kullanılan adalar, günümüzde İstanbulluların sayfiye yeri olarak bir numaralı tercihi. Adaların beşinde; Büyükada, Heybeliada, Burgazada, Kınalıada ve Sedefadası yerleşim vardır. Sivriada, Yassıada, Kaşık Adası ve Tavşan Adası’nda ise sürekli ve düzenli yerleşim bulunmuyor. Özellikle yazın nüfusu 2 katına çıkan adaları gezmek için en güzel zaman ilkbaharın güzel günleridir. Büyükada’nın en yüksek tepesi olan Yücetepe’ye herkesçe bilinen adıyla Aya Yorgi Tepesi’ne çıkarak müthiş İstanbul manzarasını izleyerek kır gazinosunda keyifli zaman geçirebilirsiniz. Tabii ki Aya Yorgi Kilisesi’ni ziyaret ederek dilek dilemeden gitmek olmaz. Rotanızı Heybeliada’ya çevirirseniz Ruhban Okulu’na, Hüseyin Rahmi Gürpınar’a ya da İnönü ailesinine ait müze evleri ziyaret edebilirsiniz. Daha sakin bir ada arayışındaysanız Burgazada doğru hedef. Adalara ulaşmak için Avrupa ve Anadolu Yakası’ndan vapura binebilir ya da deniz otobüslerini tercih edebilirsiniz.

Taksim Meydanı

İstanbul’un en ünlü noktası neresi diye sorsak şüphesiz çoğumuz Taksim Meydanı cevabını verir. İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde yer alan Taksim Meydanı, çevresindeki lokanta, mağaza, eğlence yerleri ve otellerle şehrin en büyük turistik çekim merkezinden biridir. Meydan ismini Osmanlı döneminde, Galata-Beyoğlu suyunun taksim edildiği, Taksim Maksemi’nden alır. Meydanın başlangıcından Tünel’e kadar nostaljik tramvay çalışır.

Cumhuriyet Döneminde bir meydan haline gelen Taksim Meydanı, pek çok siyasi ve toplumsal olaya da ev sahipliği yapmıştır. Taksim Meydanı’nın simgesi haline gelen Cumhuriyet Anıtı, İtalyan heykeltraş Pietro Canonica tarafından yapıldı. Figüratif bir anlatımla Atatürk’ü ve yeni düzeni anlatan 11 metre yüksekliğindeki heykelin bir yüzü Cumhuriyet Türkiye’sini, diğer yüzü Kurtuluş Savaşı’nı simgeler. Meydanın ortasındaki Cumhuriyet Anıtı ve çevresi bugün tören yeri olarak kullanılıyor ve en popüler buluşma yeri işlevini üstleniyor. Özellikle haftasonları Taksim’de 24 saat hareket vardır. Meydanın girişinde bulunan dönercilerin çoğu hafta sonu tüm gün açıktır. Meydanın yakınlarında bulunan taksiler ile günün her saati ulaşım sağlanır. İstanbul turunuza Taksim Meydanı’ndan başlayarak İstiklal Caddesi’ne doğru devam edebilirsiniz.