Trabzon’da Gezilecek Yerler

Muhteşem doğası, köklü tarihi, kendine has kültürü ve tadına doyulmaz lezzetleri ile Trabzon, Doğu Karadeniz’in en popüler duraklarından biri. Anadolu’nun en eski limanları arasında sayılan ve tarih boyunca çeşitli imparatorluklara başkentlik yapmış bir yerleşim yeri olan Trabzon, Karadeniz’de görülmesi gereken rotaların başında geliyor. M.Ö. 9. yüzyılda Sinop’tan gelen Yunan koloniciler tarafından kurulan, Karadeniz ve Zigana Dağları arasında uzanan bu güzel şehir tarihi manastırları, konakları, camileri ve müzeleri ile tam bir kültür mozaiği sunuyor. Yemyeşil yaylaları ve tüm diğer doğal güzellikleriyle de göz dolduran Trabzon, mis gibi havası ve eşsiz manzaraları ile ziyaretçilerine unutulmaz keşifler sunuyor. Yakınlarda Trabzon’a gitmeyi ve gezmeyi planlıyorsanız Yandex Navigasyon ile rota oluşturabilir ve Trabzon’un gezilecek yerlerine rahat ve kolay şekilde ulaşabilirsiniz.

Sümela Manastırı

Trabzon ilinin, Maçka ilçesi sınırları içerisinde bulunan Sümela Manastırı Altındere Vadisi’nde bulunur. Rum Ortodoks Manastırı ve kilisesi olarak bilinen manastırın tam adı ise Panagia Sumela olarak geçer. Manastırın tam olarak net tarihi bilinmemekle beraber M.S. 365-395 tarihleri arasında inşa edildiği düşünülüyor. Sümela Manastırı ilk olarak kilise olarak inşa edilse de sonradan manastıra dönüşümü tam 1000 yılı bulmuştur. Manastırın isminin siyah anlamına gelen melas sözcüğünden ya da siyah renkli Meryem Ana freskinden dolayı verilmiş olması düşünülür. Anlatılan rivayetlere göre Atina’daki 2 keşiş rüyalarında Meryem Ana’yı görürler. Rüyalarında Meryem Ana keşişlerden bir manastır yaptırmalarını ister ve yapılması istediği yeri, nasıl yapılacağını da anlatır. Bunun üzerine keşişler Trabzon’a gelip sarp yamaçlardaki mağarayı bulurlar ve mağarayı genişleterek ilk ibadet yerlerini inşa ederler. Deniz seviyesinden 1300 metre yükseklikte bulunan bu ilk tapınak 1360 yılında Trabzon Kommenos Kralı 3. Alexios devrinde büyütülerek 17 metre yüksekliğinde, 40 metre uzunluğunda, 14 metre genişliğinde, 72 odası bulunan bir manastıra dönüştürülür.

Trabzon’da gezilecek popüler yerler arasında gelen Sümela Manastırı’na ormanın girişinden yarım saatlik bir yürüyüşle ulaşabilirsiniz. Seksen sekiz basamaklı bir merdivenden geçtikten sonra manastırın girişinde sağ tarafta “Sümela Kitaplığı” yazan bir kütüphane bulunur. Girişin sol tarafında ise 100 metre yükseklikten damlayan ve içilebilecek temizlikte olan Ayazma vardır. Kütüphanede olan bir çok eser 18. yüzyıldaki bir yangın sonucu yanmış, kurtarılanların bir çoğu muhafaza edilmiş, bir kısmı kaybolmuştur. Sümela Manastırı’ndan günümüze kadar uzanan eserlerden bir kısmı Yunanistan’ın başkenti Atina’daki Benaki Müzesi’nde, İrlanda Dublin National Gallery ve İngiltere Oxford’da saklanmaktadır. Manastır Kütüphanesi’ne ait 84 el yazmasının 66′sı ile bir miktar basma eser de halen Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ndedir.

Trabzon Uzungöl

Trabzon’a 100 kilometre mesafedeki Uzungöl, sık ormanları ve doğal güzelliği ile yerli, yabancı turistlerin en sık ziyaret ettikleri yerlerden biri. Trabzon’un turizm cenneti olan bu bölge zengin bitki örtüsü, yaban hayatı ve birbirinden güzel manzaralara sahip olması ile 1989 yılında tabiat parkı ilan edildi. Çevresinde birçok ağaç türünden oluşan ormanlara ve yabani hayatı oluşturan hayvan nüfusuna ev sahipliği yapar. Uzungöl’ün doğası, her mevsim başka bir güzelliğe bürünerek sizi kalabalık şehir hayatı ve stresinden uzaklaştırıp sihirli bir diyarda huzurlu bir yolculuğa çıkarır. 4 mevsim göl ve çevresinde yaban ördeklerini görebilir, taptaze havasında doğa yürüyüşlerine çıkabilir, yamaç paraşütü yaparak manzaranın ve doğanın güzelliğini kuşbakışı da keşfedebilirsiniz. Uzungöl’den yaklaşık 20 km mesafede 10’a yakın küçük gölden oluşan Yedigöller’e de gidebilirsiniz. Siz de bu yemyeşil rotayı Yandex Navigasyon ile rahatça keşfedebilirsiniz.

Trabzon Ayasofya Müzesi

Trabzon Ayasofya Müzesi eski adı ile Azize Sofya Kilisesi, Trabzon’un Ayasofya Mahallesi’nde bulunur. Trabzon Ayasofya Kilisesi, İstanbul’un Latinler tarafından işgal edilmesi ile oradan kaçmak zorunda kalan ve Trabzon’a gelerek 1204 yılında yeni bir devlet kuran Kommenos aile üyesi Kral I. Manuel tarafından yaptırılmıştır. Ayasofya “Kutsal Bilgelik” anlamına gelen “Hagia Sophia” teriminden türemiş bir kelimedir. Trabzon’un 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından fethi gerçekleşene kadar önemli kiliselerden biri olan Ayasofya, bu fetihten sonra da önemini koruyarak ve faaliyetlerine devam etti. 1584 yılında camiye çevrilen yapı 1963 yılına kadar Müslümanlar tarafından ibadethane olarak kullanıldı. 1964’te müze haline getirilen Trabzon Ayasofya Müzesi, en güzel Bizans kilise örneklerinden biri olma özelliğine sahip. Kare haç planlı olarak inşa edilen yapının yüksek bir kubbesi bulunuyor. Güney, kuzey ve batı olmak üzere üç kirişi bulunan Ayasofya’da üstün bir işçiliğe sahip taş plastiklerde, hem Hıristiyan sanatı hem de Selçuklu dönemi İslam sanatı izlerini görebilirsiniz. Binanın en görkemli cephesi güneyidir. Burada Adem’le Havva’nın yaratılışı kabartma olarak bir friz halinde anlatılır. Güney cephesindeki kemerin kilittaşı üzerinde Trabzon’da 257 yıl hüküm süren Komnenos Hanedanı’nın sembolü olan tekbaşlı kartal motifi bulunur. Kubbede ana tasvir İsa, altında ise bir kitabe kuşağı, daha altta ise melekler frizi bulunur. Pencere aralarında on iki havari tasvir edilmiştir. 2013 yılında tekrar Müslümanların ibadetine açılan Trabzon Ayasofya Müzesi haftanın her günü açıktır. Namaz vakitlerinde cami bölümünde cemaat ile namaz kılındığından namaz bitimine kadar sadece ibadet için hizmet verir. Namaz vakitleri dışında müze ve camiyi dilediğiniz gibi gezebilirsiniz.

Trabzon Mutfağı

Karadeniz’in lezzet başkenti olan Trabzon kendine özgü sayısız lezzete ev sahipliği yapar. Trabzon denilince akla hamsinin ve tereyağının krallığı, odun ateşinde pişirilen özel ekmekler, meşhur pidesi, kuymağı ve daha birçok özel lezzet geliyor. Bir yiyenin bir daha yemek için rota değiştirdiği Trabzon mutfağı kuzeyin en iddialı tatlarına ev sahipliği yapıyor.

Trabzon Hurması: Trabzon, diğer adı ile cennet hurması tam bir şifa küpü. Şeklinden dolayı çürük domatese benzetenler olsa da bir kere tadına bakın deriz. Bol miktarda A, B ve C vitamini, potasyum, kalsiyum, çinko ve fosfor içeren Trabzon hurması güçlü bir antioksidandır ve vücudu hastalıklara karşı korumada etkilidir. Bu güçlü antioksidan özelliği sadece grip ve nezle gibi kış hastalıklarına karşı korumakla kalmaz aynı zamanda kanser gibi çok ciddi hastalıklara yakalanma riskini de azaltır. Tam bir kış meyvesi olan Trabzon hurması, vücut ısısını koruyarak soğuk algınlıklarından sizi uzak tutar. Lifli yapısı sayesinde mide başta olmak üzere sindirim sisteminin sağlıkla işlemesine destek olur. Bağırsaklar üzerinde de olumlu etkileri olduğu bilinen Trabzon hurması, özellikle bağırsakta oluşan iltihapların iyileşme sürecine katkı sağlar. Cilt sağlığına olumlu etkilerde bulunarak daha ışıl ışıl bir cilde kavuşmanızda etkilidir. Cilt üzerinde gösterdiği etkiyi saç üzerinde de gösteren Trabzon hurması, daha sağlam saç köklerine kavuşmanızı sağlar. İçindeki vitamin ve mineraller sayesinde kansızlık sorununun geçmesinde olumlu etkilere sahiptir. Meyvenin kurutulmuş hali ise toz haline getirilerek kullanıldığında öksürüğe iyi gelir.

Trabzon Ekmeği: Özel pişirme tekniği, şekli ve bayatlamayan lezzetiyle ünü Karadeniz sınırlarını aşan, ülkemizin dört bir yanında fırın raflarında yerini alan Trabzon ekmeğinin çıtır çıtır lezzetini bilmeyen yoktur. Trabzon ekmeği diğer ismini oldukça eski bir yerleşim bölgesi olan Vakfıkebir’den almıştır.

Oldukça büyük ebatta üretilen ve bayatlamayan Trabzon ekmeği, ilk olarak Karadeniz Bölgesi’nde ortaya çıktı. Geçmiş zamanlarda Karadeniz Bölgesi’nde yaşayan pek çok aile tarım ve hayvancılıkla uğraştığından yılın belli zamanları sık sık yaylalara, 3-4 gün sürecek yolculuklar yapmaları gerekiyordu. Bu yolculuk sırasında uzun süre taze kalabilecek, yoğun lezzetli ekmeklere ihtiyaç duyuluyordu. İşte bu ihtiyaç sonucunda ortaya uzun süre dayanabilen ve normal ekmeklerden daha besleyici olan Trabzon ekmeği çıkmıştır. Özel olarak hazırlanan taş fırınlarda pişirilen bu ekmekler, uzun yıllar boyunca Karadenizli ailelerin temel gıdası olmuştur.

Trabzon’da gezmek ve yeni yerleri keşfetmenin çok keyifli olacağına eminiz. Trabzon’daki seyahatiniz sırasında yukarıda önerdiğimiz lezzetlerin tadına bakmadan dönmeyin.